11667476_468679829973264_6164165421242843979_n_1202x80011667476_468679829973264_6164165421242843979_n_1202x800

mezundansmezundans

DSC_0076DSC_0076

11205600_446654128842501_7559959132206971111_n_1178x800_1178x800_640x43511205600_446654128842501_7559959132206971111_n_1178x800_1178x800_640x435

DSC_0261DSC_0261

DSC_0067DSC_0067

11041641_446652725509308_7407158554319551072_n_640x45711041641_446652725509308_7407158554319551072_n_640x457

1111

DSC_0182DSC_0182

1313

11392904_454401354734445_7317629938703066259_n_1067x800_640x48011392904_454401354734445_7317629938703066259_n_1067x800_640x480

11665588_468678073306773_7890433442553466463_n_640x42611665588_468678073306773_7890433442553466463_n_640x426

DSC_0118DSC_0118

ÇOCUKTA ÖZGÜVEN GELİŞİMİ
Çocukların dünyaya geldikleri andan itibaren ilk aradığı duygu güven duygusudur. Anneyle bağ kuran çocuk duygusal anlamda doyum sağlayabildiği sürece kendini ait hisseder ve gelişim gösterir. Dışarıdan baktığımız zaman dışa dönük bir çocuk için öz güveni yüksek gibi bir tanımlama yaparız. Ancak özgüven kendimizi ne kadar değerli gördüğümüzde ilgilidir. Özgüven bizlerin doğuştan getirdiği veya kişinin mizaç özellikleriyle ilgili bir şey değildir. Kendiliğinden oluşmaz. Ailede şekillenmeye başlayan çocuk için özgüven tamamen ailenin ve dış çevrenin tutumuyla oluşan bir kavramdır.
Her ebeveyn çocuğunu kendine güvenen bir birey olarak yetiştirmek ister. Ancak özgüvenin ilk adımı çocuğun ebeveyni tarafından koşulsuz sevgi ve değer görmesiyle ilgilidir.
Özgüven Eksikliğine Neden Olan Tutumlar
İnsanlar duygularını ifade edebildiği kadar kendisini değerli ve anlaşılır hisseder. Eğer bir çocuğun;
Duygularını ifade etmesine olanak sağlanmıyorsa,
-Ağlayan bir çocuğa neden üzüldüğü sorulmadan ağlamadan gelme yanıma gibi reddedici bir tutum, sevinen bir çocuğa çok şımardın artık gibi bir tutum,
Sürekli çocuk adına karar veriliyorsa,
Yaşının gerektirdiği tüm sorumluluklar çocuk adına yapılıyorsa, ya da yaşından fazla sorumluluk yükleniyorsa,
Sürekli kıyaslama ve eleştiri yapılıyorsa,
Anne ya da babanın sevgisi çocuğun olumsuz davranışlarında tehdit aracı olarak kullanılıyorsa,
-Öfkelenen bir çocuğa, böyle yaparsan senin annen olamam, kimse seni sevmez gibi söylemlerin varlığı.
Fiziksel ya da duygusal şiddet kullanılıyorsa ya da şiddet tehdit aracı olarak kullanılıyorsa,
– Şimdi geliyorum yanına! , fena yaparım!, gibi söylemlerin varlığı.
Aşırı övgü ve ödüllendirme varsa çocuğunuz iç motivasyonunu kaybedecektir. Aşırı ödül ve övgü çocukları yaptığı eylemden haz duymasını engeller. Çocuk yaptığı bir davranışı ya da başardığı bir şeyi ödül için yapmaya başlayacaktır. Buda çocuğun gerçek değerini ortaya koymaz. Böylece çocuklarımızı dışa bağımlı hale gelen ve sürekli onay alma ihtiyacı hisseden bireyler olarak karşımıza çıkarır.
Örneğin çocuğuna sürekli zeki olduğunu söyleyen bir annenin niyeti çocuğunun kendisine güvenmesini sağlamak iken, çocuğunuz sürekli zeki olduğu mesajını aldığı için zekasıyla her şeyi halledebileceğini düşünür, başarısız olduğu noktada ise ilerleyen dönemlerde yalana bahanelere başvuracaktır.
Anne burada çocuğuna zeki olma misyonunu yüklemiştir. Çocuğun kabul görme şekli başardığı şeylerle orantılı hale gelmiştir. Burada kilit nokta çocuğa yaptığı şeylerle ilgili gerçekçi bir tutum sergilemek ve doğru geribildirimler vermektir.
Çocuğunuz sadece var olduğu için değer gördüğü sürece kendine olan güveni olacak kendini ve dünyayı sevilmeye değer hissedecektir. Ben, ben olduğum için değerliyim algısı bir çocuk için özgüvenin en önemli adımıdır.
BENLİK SAYGISINI AZALTACAK İLETİŞİM MODELİ
Aşağıdaki sözcükleri belki çok masumca kullanıyorsunuzdur. Fakat unutmayın ki, bu sözcüklere eşlik eden sözsüz bir dil de varsa, işte o zaman sözcükler artık aşağılayıcı ve zarar verici olabilir.
  • Etiketlemek
    Ne kadar inatçısın
    Ah şimdiki nesil
  • Mesafe koymak
    Seni dinlemiyorum
  • Karşılaştırmak
    Ablan hiç böyle davranmazdı
    Benim zamanımda
  • Abartma
    Sen zaten her zaman
    Bütün söylediklerim bir kulağından giriyor bir kulağından çıkıyor
  • Yaşla alay etmek
    Bebek gibisin
    Büyüdüğünü zannediyorsun ama
  • Büyüklük taslamak
    Senin yaşında birisi için oldukça iyi
  • Alaycı Konuşmak
    Şimdi buna çalışma mı diyorsun
  • Suçluluk Duygusu Aşılamak
    Senin yüzünden başım ağrıdı
    Ablan elinden geleni yaptı ya sen?
  • Kehanette Bulunmak
    Böyle gidersen…
    Bunu hiçbir zaman başaramayacaksın
BENLİK SAYGISINI KAZANDIRACAK İLETİŞİM MODELİ
Söylemlerin çocuk üzerinde etkisi büyüktür. Onlarla iletişim kurarken sözlerimiz yumruk olabileceği gibi, onu anlayan değer veren söylemlerde bir büyüdür. Eğer aynı zamanda sesiniz sevgi doluysa, gülümsüyorsanız, ona sarılıyorsanız, gözleriniz pırıl pırılsa söylediklerinizin etkisi çok daha etkili olacaktır.
  • Olumlu duyguları paylaşmak
    -Seninle kitap okumak çok hoşuma gidiyor,
    -Seninle beraberken çok mutluyum.
  • Çaba ve başarılarının takdir edilmesi
    -Bütün zorluklara rağmen kaydettiğin ilerlemeye bakar mısın?
    -Kendinle övünebilirsin çünkü …. konusunda çok çaba gösterdin.
  • Onu koşulsuz kabul ettiğinizi gösterme
    -Bu hatayı yapman normal, şimdi nasıl düzelteceğimize bakalım.
    -Her zaman kusursuz olamazsın ki!
  • Güven duyduğunuzu belirtme
    – Yapabilirsin. Bu konuda senin fikrin benim için çok önemli.
    -Bu konuda bana yardım edebilir misin?
ÇOCUĞUMA NASIL ÖZGÜVEN SAĞLARIM?
1- Var olmalarının sizin için ne kadar önemli olduğunu onlara hissettirin.
Onlara olan sevginizin başarı ya da başarısızlıklarına bağlı olmadığını, var olmalarının sizin için ne kadar önemli olduğunu ve ne olursa olsun onları daima seveceğinizi söyleyin.
2- Kendilerine olan özgüvenlerinde sarsıntı gördüğünüz an harekete geçin.
Unutmayın kendine özgüven duymak kendini beğenmişlik ya da kibirlilik demek değildir. Özgüven sadece olduğu gibi kabul edilmiş olmanın verdiği kendini rahat, iyi ve güvenlik içinde hissetmektir.
3- Çocuğunuza gerçek özgüveni sağlamasında yardımcı olun.
Çocuğunuzun zayıf yanlarını görmezlikten gelmeyin, dürüst olun, ama onları eleştirmeyin. Çocuklar kendilerindeki eksiklikleri ve kusurları kabullenmelidir. Bunun yanı sıra iyi ve kuvvetli oldukları yanları ile gurur duyabilmelidirler.
4- Çocuğunuza kendisine has yeteneklerini ortaya çıkarmasında yardımcı olun.
Çocuklar birbirlerinden farklıdır. Her çocuğun farklı özellikleri ve yetenekleri vardır. Hepsinin başarılı olduğu alanlar değişiktir. Çocuklarınıza kendi ilgi alanları ve yetenekleri doğrultusunda faaliyetlere katılma imkanı sağlayarak onların araştırmaları ve yeni şeyler keşfetmeleri için destekleyin.
5- Yaptıkları ve ilgilendikleri şeylerin sizin için önemli ve değerli olduğunu gösterin.
Katıldıkları faaliyetleri ve ilgilendikleri şeyleri sorun,
6- Evinizde herkesin birbirine güveneceği bir ortam oluşturun.
Duygularını, düşüncelerini, sevgisini, başarı ya da başarısızlıklarını, hayal kırıklıklarını aile fertleriyle rahatça paylaşabilen çocuklar özgüvenli olurlar. “Söylediğin kadar da kötü değilmiş” ya da “Geçer canım merak etme” şeklinde cevap verme yerine, onların duygu ve düşüncelerini ciddiye alın.
7- Çocuğunuza kendi davranışlarınızla örnek olduğunuzu unutmayın.
Çocuklarınıza, onlarda görmek istemediğiniz davranışlarda bulunmayın. Unutmayın. Sinirlenip onlara bağırdığınızda bunu şiddet olarak değerlendirecektir. Kendisi de kızdığında bağırmanın fiziksel veya sözel şiddet uygulamanın normal olduğu düşünecek kendi ilişkilerinde de bu yolu tercih edecektir.
8- Beklentileriniz çoğunuzun seviyesinde olsun, onu aşacak beklentilerden kaçının.
Her çocuğun farklı yapabilme kapasitesi ve seviyesi vardır. Çocuğunuzun bir şeyi yapamayacağını bildiğiniz halde bunu ondan bekleyip sonunda hayal kırıklığı yaratmayın. Ulaşabilecekleri hedefler amaçlayıp başarılı olmalarını sağlayın..
9- Ne yaparlarsa yapsınlar onlara sevgi ile emniyette olduklarını hissettirin.
Çocuklarınıza otokontrol sağlayın ama bunu hiç bir zaman sinirle ve katı kurallarla yapmayın. Onları disipline etmeniz katı kurallarla katı cezalar verme şeklinde olmasın. Çocuklar adaletsiz davrandığınızda bunu çok iyi bilirler. Onların güvenini sarsmayın.
10- Birlikte vakit geçirin.
Ortak yapacağınız faaliyetler bulup birlikte zaman geçirin.
11- Onların özgüvenlerini sağlayacak sözlerde bulunun.
“Yardımların çok işime yaradı, teşekkür ederim” ya da “Bak bu aklıma gelmemişti bu konudaki fikrini çok beğendim” gibi sözlerle onların katkılarına değer verdiğinizi gösterin.
12- Çocuğunuzla ilgili problemleri onu suçlamadan ya da onun karakterini eleştirmeden tartışın.
Çocuklar kendileri ile ilgili problemlerde kendilerine saldırılıp eleştirilmeden konuşulduğunda bu problemi çözmek için çaba sarf ederler. Onun karakterine değil, yaptığı şeye hitap ederek konuşun.
Unutmayın, normal gelişim gösteren her çocuk kendini ifade edebilme, öğrenebilme ve yaşının gelişim özelliklerini gerektiren alanları gerçekleştirme yetisine sahiptir. Çocukların motivasyonunu kıran söylem ve tutumlardır. Her ebeveyn çocuklarının tüm gelişim dönemlerini iyi bilmeli yapabilecekleri alanlarda sorumluluk vermeli yapamadıkları noktada rehberlik edip yol gösterici olmalıdır.
Psk. Gülşah ERKAL